Anasayfa

Arazi Bozulması ve Çölleşme

Bitkisel üretim, suyun depolanması, kirleticilerden filtre edilmesi, bozulmaya karşı direnç gösterme, biyo çeşitliliğin temini ve daha birçok hayati fonksiyonundan dolayı toprağı oluştuğu yerde muhafaza etmek ve fonksiyon gösterme yeteneğinin kaybolmasına engel olmak yeryüzünde yaşayan her canlı için son derece önemlidir. Önemli düzeyde endüstrileşmenin etkisi ile ortaya çıkan iklimdeki salınımlar ve artan nüfus ile oluşan birim alandan daha yüksek ürün elde etme arzusu toprağın fonksiyon gösterme kapasitesinin azalmasına hatta bazı durumlarda çölleşme olarak tanımlanan tükenmesine neden olmaktadır. Tüm dünyada kurak ve yarı-kurak iklimin etkisi altındaki bölgelerde, en önemli çevresel problem arazi bozulması ve çölleşmedir. Araziler çölleşme durumunda; insan, kültür hayvanları ve yaban hayatını biyolojik ve ekonomik olarak olması gerektiği kadar destekleyememektedir(Reynolds ve Stafford Smith, 2002). Ülkemiz de dâhil olmak üzere 184 ülke Birleşmiş Milletlerin Çölleşme ile Mücadele Anlaşmasını (UNCCD) imzalamış ve taraf olmuştur (UNEP, 1994). Birleşmiş milletler (BM) yeryüzünde 100’den fazla ülkede 1 milyardan fazla insanın çölleşmeden etkilendiğini rapor etmektedir. Bu nedenle BM, kurak alanlarda çölleşme tehlikesi altındaki ülkelerde yoksulluk, kuraklık ve gıda güvensizliğini dikkate alarak “Çölleşme ile Mücadele Konseyini (UNCCD)” oluşturmuştur (United Nations, 1994). UNCCD kapsamında BM arazi bozulmasını; arazilerin verimlilik kapasitesinde görülen kalıcı ya da geçici azalma olarak tanımlarken, çölleşmeyi, insan aktiviteleri ve iklim değişiklikleri dâhil olmak üzere fiziksel, biyolojik, siyasi, kültürel ve ekonomik faktörlerin etkileri sonucunda kurak, yarı kurak ve yarı nemli alanlarda görülen arazi bozulması olarak tanımlamaktadır.

Çölleşme, biyo-fiziksel ve sosyo-ekonomik faktörlerin sonucu ortaya çıkan ve temel nedenleri tam anlamı ile ortaya konulması güç olan oldukça karmaşık bir sorundur. Çölleşme, sadece geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin sorunu olmayıp, gelişmiş ülkelerin de en önemli sorunları arasında yer almaktadır.  Bugün artık çölleşme, yeryüzünde karaların yaklaşık %40’ında özellikle kurak ve yarı-kurak çevrelerde 1 milyardan fazla insanın yaşamı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Oldukça önemli bir problem olmasına rağmen, bir arazinin çölleşme durumunun ortaya konulması konusunda bir fikir birlikteliği bulunmamaktadır. Bugüne kadar birbirleri ile çelişen tanımlar, farklı değerlendirme metodolojileri ve tahmin yöntemleri geliştirilmiştir. Arazi bozulması ve çölleşmenin geniş ölçekte belirlenmesini engelleyen en önemli sorun güvenilir ve erişebilir veri tabanlarının yetersizliğinden dolayı çölleşmenin sayısallaştırılmasının zorluğudur. Bununla birlikte farklı ekolojilere kolaylıkla adapte edilebilecek ve yorumlanabilecek indikatörleri esas alan kolay anlaşılır, güncellenebilir, sistematik ve mekânsal olarak açık bir ölçüm/değerlendirme yöntemine de acil gereksinim duyulmaktadır. Zira, bozulma gıda güvenliğini, uluslararası yardım programlarını, ulusal ekonomik gelişme ve ulusal kaynakların muhafaza stratejilerini etkilemektedir.

Arazilerin çölleşmeye hassasiyeti iklimsel kuraklık, toprak bozulması, zayıf bitki örtüsü gibi doğal ve aşırı otlatma, orman yangınları, arazi parçalanması, yanlış arazi kullanım faaliyetleri, toprak kirliliği ve şehirleşme gibi insan kaynaklı faktörlerin etkilerine bağlıdır. Arazi bozulmasının temel etkenleri olarak kabul edilen insan etkisinin rolü son yıllarda oldukça yaygın bir şekilde araştırmalara konu edilmiştir. Yetersiz gelişme, kırsal kesimdeki yoksulluk ve ekolojik olarak hassas olan araziler üzerine artan insan baskısı çevresel koşulların çölleşmeye neden olacak şekilde değişmelerine yol açmaktadır.

Bir bölgenin karakteristik sosyo-ekonomik ve biyo-fiziksel faktörlerinin bileşiminden dolayı bölgeye özgü spesifik çölleşme nedenleri de görülebilmektedir. Örneğin; Güney Avrupa’da incelenen çalışmaların büyük çoğunluğunda çölleşmenin nedenlerinin iklim ve teknolojik (ya yeni teknolojiler veya teknolojinin olmaması) faktörler olarak belirlenirken, Afrika’da, sadece iklim  veya iklim +nüfusun demografisi  , Amerika Birleşik Devletlerinde,  iklim,teknoloji ve ekonomik güçlerin etkileri, Asya, Latin Amerika ve Avustralya’da toprak, iklim, vejetasyon ve amenajman uygulamalarının tamamının veya daha fazla nedenin karmaşık etkileşimlerinden dolayı çölleşmenin görüldüğü belirtilmektedir.Türkiye’de ise arazi bozulması ve çölleşmenin temel nedenleri, yağış rejiminin değişmesi ile artan kuraklık, teknolojinin yerinde kullanılmaması, arazilerin ve yeraltı su kaynaklarının aşırı kullanımı ve bölgeden bölgeye değişen sosyo-ekonomik faktörlerden dolayı ortaya çıkan ve arazilerin %81’ini etkileyen toprak erozyonudur.

Land Degradation and Desertification

Tigris Basin covering approximately 1.1 million ha land in Diyarbakir, Siirt and Batman provinces that have different climate, topography, geology and socio-economic structure is faced with significant land degradation and desertification threat. Identification and monitoring of factors causing land degradation and assessment of deterioration are important issues for all scientists who work in the various disciplines in the world, non profit organizations and governments.However, standard methods recognized by large commonities are not available to determine the susceptibility to degradation of regions with different ecology and socio-cultural structure. A reliable monitoring and assessment method of land degradation is also needed in our country.

"</p

Within the framework of the UNCCD the UN

1) The data that will be used to determine land degradation and desertification

The smallest quantity of rust that’s still rust is a molecule. It was just excellent in all thesis help facets. Food Industry thrives for the reason, that the preservatives not only allow them to maintain the caliber of the food, but in addition lets them import food to various areas of the world. As all members of the exact same series possess the exact same functional groups, then the chemical properties are alike. Thus, understanding one topic may also help you understand different topics. Strong metal was placed in a metallic ion solution to decide whether a reaction would occur. A part of clean magnesium is put in a beaker with dilute hydrochloric acid. Chemical properties of the members of a homologous series are the exact due to how they all have the identical functional groups inside them. The activity series makes it possible for us to predict if a metallic displacement reaction will occur.

status of Tigris Basin which has sub-basins with different ecological and socio-cultural structures will be obtained via existing data base and new field studies.

2.) Indicators to monitor land degradation and desertification in the basin will be identified.

3.) MEDALUS (Mediterranean Desertification and Land Use) model will be used to assess and monitor land degradation and desertification. The model that has been developed for the Mediterranean climate region will be modified to Tigris basin that has different ecological and socio-economic structure. The modification of model to the basin will be achived by addition of new indicators, removing the redundant indicators, utilization of fuzzy logic method in scoring the parameters and indicators, assessing socio-economic indicators and parameters of desertification with surveys.

4.) Indicators and parameters that are responsible from land degradation in the basin will be modeled by the geostatistical methods and mapped the spatial variability. Identification of problem areas will be possible with the use of these maps.

5.) There are number of important water investments of country in the basin. In the near future, irrigated agriculture is expexted to rapidly increase in the Basin. Therefore, creating an awareness particularly among producers, relevant institutions, organizations and academics in the basin an important target. The outputs obtained with the research and studies of project will also contribute to determination of indicators required for identifying and monitoring of desertification in different basins. The assessment and monitoring of land degradation and desertification in the project will be carried out with five work packages.